Hutbe: Mü’minler Hiçbir Kimsenin Kınamasından Korkmazlar
“…Onlar, Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar…” (Maide: 54)
Emrullah Ayan
31.12.2021 13:50
140 okunma
Paylaş
Hutbe: Mü’minler Hiçbir Kimsenin Kınamasından Korkmazlar
“…Onlar, Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar…” (Maide: 54)
Kardeşlerim, bugün Hicrî Cemâziye’l-Evvel ay’ının 27’si 1443/Cuma                                                                       
Mü’minler, Allah yolunda cihad ederler. Nefisleri yolunda değil… Kavimleri yolunda değil… Yurtları yolunda değil sadece Allah yolunda cihad ederler. İlâhî sistemin kurulması, hakimiyetinin gerçekleşmesi, şeriatının uygulanması ve bu yolla tüm insanlığa hayır sağlanması için sadece Allah yolunda… Bu davada onların şahsına bir şey yoktur. Bu hisseden, kendilerine bir şey yoktur. Her şey Allah için ve ortağı olmayan Allah’ın yolunda. Onlar Allah yolunda cihad edip hiçbir kimsenin kınamasından korkmazlar. Sonra, niye korksunlar ki? İnsanların alışkanlığı; halkın örfü ve cahiliyenin geleneği, sünnetullah’ı izleyerek Allah’ın hayat nizamını kurmaya çalışanları niye durdurabilsin ki?
İnsanların kınamasından ancak ölçü ve hükümlerini onların heva-heveslerinden alan kimseler korkabilir. Peki imdat ve yardımını insanların katından bekleyen kim!? Ölçü ve değerlerini; insanların arzu, şehvet ve değerlerine egemen kılmak için Yüce Allah’tan alan, güç ve üstünlüğünü de Yüce Allah’ın güç ve üstünlüğünden alan kimse, insanların söz ve tavırlarını muhakkak ki umursamaz. Bu insanlar kim olursa olsun, mevcut hayat şartları ne olursa olsun, uygarlıkları, ilim ve kültürleri ne olursa olsun umursamaz. Eğer biz insanların söz ve davranışlarını, iktidar ve kavramlarını, pratik hayatlarının ölçü ve değerlendirmelerini hesaba katıyorsak, asıl ölçülerden muhakkak ki gafiliz. Yahut asıl başvurulması gereken ölçüyü, standardı ve değerlendirmeyi unutmuşuzdur. Çünkü söz konusu olan, Allah’ın nizamı, şeriat ve hükmüdür. Yegane hak budur. Bunun dışında kalan her şey -ister milyonlarca insanın örfü olsun ve isterse asırlardan beri kabul gören bir gelenek olsun- batıldır. Mevcut ve somut olan, insanlar tarafından benimsenip yaşanan ve hayata esas kılınan beşerî kıymetlerin, konumların, örf veya geleneklerin hiçbir değeri yoktur. 
Beşerî ölçüler, İslam düşüncesinin asla kabul etmediği ölçülerdir. Herhangi bir konumun, yargının, örf veya geleneğin değeri, İlahî hayat sisteminin esaslarından birine dayalı olmasından ileri gelir. Çünkü tüm değer ve ölçülerin kaynağı İlahî sistemdir. Bundan dolayı mü’min grup, hiçbir kimsenin kınamasından korkmadan Allah yolunda cihad eder. Allah’tan başka hiçbir kimseden korkmayan seçkin mü’minlerin vazgeçilmez özellikleri budur. 
Mü’minlerin yüreği, sarsılmaz, sabit ve dünyanın hiçbir gücüne yenilmez niteliktedir. Çünkü o, işinde galip ve kulların tümüne egemen olan Yüce Allah’ın gücüne bağlanmıştır. Bu kalbin tehlikelere karşı biraz sarsılması belki mümkündür ama bu sarsıntının bozgun ve kaçışa neden olması caiz değildir. Eceller, Allah’ın elindedir. Bu bakımdan mü’min, ölüm endişesiyle geriye dönüp kaçamaz. Çünkü bu, gücü aşan bir yükümlülük değildir. Mü’min, insandır ve nihayet kendisi gibi bir, insan olan düşmana karşı koyar. Taraflar bu açıdan eşit konumda bulunmaktadırlar. Ama bunun yanında mü’minin ayrı bir desteği vardır. Çünkü o, asla yenilmez büyük bir güce bağlanmıştır. Eğer sağ kalırsa Allah’a yönelmiştir. Kaderinde şehadet yazılmışsa gene Allah’a yönelmiştir. O, bu her iki haliyle de hasmından daha güçlüdür. 
“Ey iman edenler! Toplu haldeki kâfirlerle karşılaşırsanız sakın (bozulup) geri kaçmayın. Kim bu karşılaşma gününde -vurmak için bir tarafa yönelmek veya başka bir gruba katılmak maksadı dışında- düşmana arka dönüp kaçarsa, muhakkak ki o, Allah’tan bir gazaba uğramıştır ve onun varacağı yer de cehennemdir. Cehennem ise ne de kötü bir varış yeridir.” (Enfal: 15,16)
Mü’min, tüm bunlardan dolayı hiçbir kuldan korkmaz. Çünkü o, sadece Allah’tan korkar: “Siz onlardan mı korkarsınız? Halbuki kendisinden korkmanız gereken Allah’tır. Eğer mü’minler iseniz.” (Tevbe: 13)
Bu âyetin ve bu ayetin anlattığı dehşetli olayların ve bu olayların tesiri karşısında mü’minin coşmaması mümkün değildir. Öyleyse ey İslam davetçileri! Bilin ki, siz ilahî kudretin vesilesi ve İlahî iradenin araçlarısınız: 
“Yoksa siz Allah’ın içinizden cihad edip Allah’tan, Rasulünden ve mü’minlerden başkasını sırdaş (dost) edinmeyen kimseleri ortaya çıkarmadan kendi halinizde bırakılacağınızı mı sandınız. Allah, hiç şüphesiz yaptıklarınızdan haberdardır.” (Tevbe: 16)
Ağzı iyi laf yapan, geride kalışına inandırıcı sözleriyle mazeretler uydurarak Müslüman saffın içine sızan kimseler elbette ki bulunacaktır. Bundan dolayı örtülerin kalkması, Müslüman cemaatin iyiliğinedir. Çünkü samimî mücadele ehli mü’minlerle savsaklayanların birbirinden ayrılması şarttır.
31.12.2021
Hazırlayan: Emrullah AYAN
 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Haber Akışı
© 2020    www.dengeradyo.com          Programlama: Murat Kaya