Hutbe: Hoş geldin ya şehri Ramazan
“Ramazan ayı, içinde insanlara doğru yolu gösteren, doğru ile yanlışı birbirinden ayırıp açıklayan, bir rehber olmak üzere Kur'an'ın indirildiği aydır. Sizden kim o aya erişirse oruç tutsun…”(Bakara: 185)
Hayati İsaoğlu
01.04.2022 14:56
177 okunma
Paylaş
Hutbe: Hoş geldin ya şehri Ramazan
 
“Ramazan ayı, içinde insanlara doğru yolu gösteren, doğru ile yanlışı birbirinden ayırıp açıklayan, bir rehber olmak üzere Kur'an'ın indirildiği aydır. Sizden kim o aya erişirse oruç tutsun…”(Bakara: 185)
 
Değerli mü’minler, bugün hicri 1443 Şaban ayının 29’u 1443/Cuma
 
Rabbimiz bugünümüzü de gelmekte olan Ramazan ayımızı da gereği gibi değerlendirip hayırla bayramına ulaşmayı hepimize nasip eylesin.
Bir Ramazan ayına daha ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ancak her yıl olduğu gibi bu yılki Ramazan ayına da; Müslümanlar da, insanlık da maalesef zulümâtın hâkimiyeti altında kan ve gözyaşları ile girmekte. Hem ümmet coğrafyası, hem tüm yeryüzü Allah’a itaat etmemenin, O’nun yerine kendilerini ya da başkalarını ilah edinmenin, şeytânî güçleri veli edinmenin sıkıntı ve sorunlarını yaşıyor.
Her ne kadar batı dünyası mülke, zenginlik ve sermayeye sahip olmanın verdiği kısmî, geçici dünyevî hazları yaşıyor olsa da sonuçta mutsuz ve umutsuzdur. İnsanlık kendi bencil duygu ve ihtirasları uğruna her şeyi yakıp yıkmayı, talan etmeyi göze alabilmektedir. 
Yaşadığımız yeryüzünde insanlık vahyin denetiminde, adalet ve merhametin hâkim olduğu bir dünyada yaşamayı kabullense tüm canlılara ve de tüm insanlığa yetecek, mutlu edecek zenginliğe sahip bulunmaktadır. Ancak hevasını ilah edinen bu insanlık doyumsuzluğunun ve ihtirasının sonucu zülüm ve talan işlemektedir.
Her türlü haksızlığı ve yolsuzluğu yapıp, yeraltı ve yer üstü zenginliklerini talan edip bir Ramazan aç kalmak sureti ile oruç tuttuklarını zannedip Ramazan’ın sonunda da birkaç fakire zekât ve sadaka adı altında yaptıkları yardımlarla kendilerinin kurtulacaklarını Allah’ın iyi kulları arasına gireceklerini zannedenler kesinlikle yanılmaktadırlar. Oruç sadece aç kalmakla yerine getirilebilecek bir ibadet değildir. Oruç her yaptığı işin hesabını Allah’a verebilecek temiz bir hayatı yaşamaktır. Haksızlıkla mal mülk elde etmek, çalışanları karın tokluğundan daha aşağı ücretlerle çalıştırıp kendi ürünlerini kat kat fazlasına satıp gayr-i meşru olarak zengin olmak da değildir. Oruç ticaretini de, siyasetini de, aile ve insan ilişkilerini de, eğitim ve ekonomisini de vahyin denetiminde yerine getirmektir. Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu:
“Kim yalanı ve onunla ameli terk etmezse (bilsin ki) onun yiyip içmesini bırakmasına Allah’ın ihtiyacı yoktur.” (Buharî, Savm/8, Edeb/51. İbn Mace, Sıyam 21)
Rasûlüllah (s.a.v.) bir başka hadislerinde de şöyle buyurdu; “Nice oruç tutanlar vardır ki, kendisine sadece susuzluğu kalır; nice gece namazına kalkanlar da vardır ki, sadece gece uykusuz kalmış olur.” (İbn Mâce, Siyâm 21. Müsned 2/373)
Oruç her konuda kendini tutmaktır, ağzını helal olan lokmalardan dahi uzak tuttuğu gibi vahyin her konudaki emir ve yasaklarına teslim olmaktır.
Önümüzde tüm bu olumsuzlukları ve gözyaşlarını bertaraf etmenin imkânı olan rahmet ayı, Kur’an ayı Ramazan bizleri beklemektedir. Öncelikle Müslümanlar bu rahmetin ve fırsatın imkânına sahip bulunmaktadırlar. Söz ve fiilleriyle bu farkındalığı ortaya koymak için gelin bu Ramazanı Rabbimizin bizlerden istediği şekilde en güzel, en verimli biçimde değerlendirelim.
Hutbemin başında okuduğum âyette de ifade edildiği gibi Kur’an temel referans kaynağıdır. Hayatın her alanında başvurulması gereken şu işimi nasıl yapayım ey Kur’an dememiz gereken bir kitaptır. Ramazan ayı en başta bize bu gerçeği emretmektedir. Ramazan bu bakış açısı ile idrak edilmelidir.
Müslümanlar, Ramazan’ı değerlendirmek adına gelenekten gelen bir takım ritüelleri yerine getirmeye gayret etmektedirler. Kur’an mukabeleleri, güzel Kur’an okuma yarışmaları, teravih namazları, iftar davetleri bunlardan en yaygın olanlarıdır.
Tüm bu uygulamaların elbette bazı dayanakları bulunmaktadır. Ancak her hususta olduğu gibi Ramazanla ilgili yapılanlara da vahiy ve sünnetteki uygulamalar baz alınarak bakıldığında her türlü Kur’an okumalarının anlamaya hatta yaşamaya yönelik olması gerektiğini belirtmemiz gereklidir. Hele ses ve makamın ön planda olduğu veya bir an evvel hatmetmek amacına yönelik okumalar kesinlikle Rabbimizin kullarından istediği okuyuşu karşılamamaktadır. O bizlerden anlayarak, yaşamak amaçlı rehber niteliğini karşılayacak şekilde ve ağır ağır Kur’an’ı tilavet etmemizi, kıraat etmemizi istemektedir. Rasül (a) okumaların ağzında hurma gevelemek şeklinde olmaması gerektiğini bir rivayetinde bildirmektedir. Kur’an telaffuzu konusunda eksiği olanlar bu ayı fırsat olarak bilip bu eksiklerini gidermelidirler. Kaç Kur’an ayı Ramazan geçtiği halde bir Müslümanın hayat kitabını orijinalinden okuyamaması büyük bir eksikliktir. Aynı şekilde vakit namazları da nafile namazlarda sayıyı artırıp tamamlamak amacı ile değil rekât sayısı az da olsa huşuu gerçekleştirmeye yönelik olmalıdır. Belki birçoğumuzda bulunan bir eksiklik olarak gecenin, seher vakitlerinin dinginliğinden neşesinden istifade etmeye çalışalım. O güzel zamanları seccade başında tefekkür ve tezekkürle geçirmeye gayret edelim. Uykuya kendimizi teslim etmeyelim. 
İftar davetlerimizde öncelikli olarak fakir ve ihtiyaç sahipleri gözetilerek eş dost ve akrabalar da düşünülerek imkân ölçüsünde israftan uzak mütevazî olarak yerine getirilmelidir. Bu ayın önemi dikkate alındığında infak ve hayırlarında artırılmasına ayrıca özen gösterilmelidir. Bu arada televizyonlarda yapılan Kur’an’ın ruhundan uzak ve Kur’an’ın misyonuna ters popüler Ramazan kültürleri adına yapılan programlardan kendimizi ve ailemizi uzak tutmalıyız. Ekranlarda boy gösteren belam ve samiri tipli insanların hezeyanlarına karşı da dikkatli olmalıyız.
Ne mutlu Ramazan’ı Kitab’ın kılavuzluğunda idrak edenlere, yazık Kur’an’ı orucu ve Ramazan’ı hayatın dışına itenlere…
01.04.2022
Hazırlayan: Hayati İSAOĞLU
 
...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Haber Akışı
© 2020    www.dengeradyo.com          Programlama: Murat Kaya